{Özellikle Avrupa’daki aşırı sağcı partilerin ötekisini de Müslüman kimliği oluşturmaya başladı. Çin ile Batı arasındaki gerilim alanları daha da artacak önümüzdeki dönemlerde. Rusya’da olduğu gibi Çin ile Batı arasında da ciddi jeopolitik başlıklar var. Ama Rusya bağlamında tartışmadığımız diğer alanlar da var.|Sovyetler Birliği’nin daha önceki rejim değiştirme siyasetini hatırlattı. Bu rejim değişimini sadece ABD’liler yapmadı, Sovyetler de yapıyordu. Ama Rusya, Soğuk Savaş’ta güç kaybetmesinin sonucu olarak rejim değişimi siyasetini etkin bir şekilde uygulayamıyordu. Ukrayna’ya kukla rejim koyma arzusuyla ortaya koyduğu gibi Rusya da rejim değişimi siyasetine dönmüş durumda. Bunu neo-con söylemi takip edecektir, çünkü tekrardan hangi ülke rejimi dost, hangi ülke düşman, devrilmesi gerekiyor, hangi ülkenin rejimi tutulmalı kategorilerine geri dönüyoruz. Biraz önce de belirttiğim üzere, Soğuk Savaş bittikten sonra bir tarafın sistemi globalleşti.|Aldatılmayı kabul etmeyen kadın küçük kızını da yanına alarak başka bir şehre, Ankara’ya gider. Erkeğin ulaşamayacağı bir mekâna kaçış ve tüm zorlukları göze alma teması film boyunca sürecektir. Annenin tüm çabası, kızına müzik eğitimi aldırarak konservatuarı birincilikle kazanmasını sağlayacak olsa da geçmiş, yoksulluk ve babanın yerine bir baba bulma güdüsü Belgin’i kaderine çekecektir.}
{Mesela bu dönemde Türkiye’deki pek çok köklü yayınevinin yeni ve tekrar baskı sayıları önemli ölçüde azalmışken Turkuvaz Kitap ve Ketebe Yayınları geniş finansman imkânlarıyla piyasayı dönüştürmektedir. Ekonomi ve siyaset alanındaki oburluk kültürel alanda da aynı mantıkla işliyor; kolektif emek mülkleştiriliyor. Bu iki grup, 90’lı yıllardan günümüze kadar devam etmiş, siyasal mücadele yılları içindeki arayışların ifadesi olan yayınevlerini, yazarları, edebiyat dergilerini, şairlerini kendi tekeline alma yolunda emin adımlarla ilerlemektedir. Butik pek çok dergiyi kendi bünyelerine katmışlar, kahramanlık yıllarının metinlerini kendi rantiyeci sermayesinin estetik meşrulaştırma işine koşmuşlardır. Geleneksel ideolojinin artık meşrulaştırma işlevi kalmadığından dinin yerini estetizmin ideolojisi alıyor. Bu yayınevleri ekonomik şartlar sebebiyle basılamayan telif ve tercüme birçok eski kitabın haklarını satın alarak kendi üretemediği kültürel kapitali diğerlerinin birikimini devşirerek telafi etmektedir.|Eğer konuştuğumuz şey rekabet ise gri alanda kalabiliyorsunuz, dengeleme yapabiliyorsunuz ama eğer hadise savaşa dönüşmüş ise ve siz de kurumsal olarak NATO’nun parçası iseniz, orada stratejik dengeleme siyasetinin de limitlerine geliyorsunuz. Bu siyaseti kenara bırakmak zorunda değilsiniz ama bu siyasetin kullanım değerinin, süresinin epey limitlerine geldiğini göreceksiniz. Türkiye dış politikasının bu üst çatısını oluşturan çerçeve şu anda krize girdi.|Cündioğlu’nun dediği gibi yaşamı savunacaksak bundan geri düşemeyiz. Eğer kitapçılar ve kafeler Cündioğlu için yeterliyse sanırım bugün çok mutlu olmalı. Çünkü Eyüp ve Fatih olamasa da Üsküdar bugün bu konuda AKP iktidarının simge kültürel bölgesi olmaya namzettir.}
{AK Parti’den esinlenen yerel İslamcı gruplar Fas’tan Endonezya’ya değişim rüzgârları estiriyordu. Öyle görünüyor… Amerika’nın Afganistan’dan çekilme tarzına baktı büyük ihtimalle. ABD’nin son derece prestij kaybederek çekilmesi, bu dağınıklığın bir göstergesi olarak okunmuş olabilir. Benzeri şekilde AUKUS anlaşması ile Fransa ile İngiltere ve ABD’nin bu ölçekte karşı karşıya gelmesini Batı içerisindeki rahatsızlığın ve fragmentasyonun yansıması olarak okumuş olabilir. Muhtemelen Brexit sonrasında Anglosakson dünya ile kıta Avrupası arasındaki makasın ciddi manada açıldığını düşündü.|Hekimlik mesleğini profesyonellik bağlamında değerlendirmeyen ve hekimden tam bir adanmışlık bekleyen insanlar profesyonel bir yaklaşım karşısında öfkelenmekte ve bunu şiddete dönüştürmektedir. Artık ülkemizde de gelişmiş dünyada olduğu gibi hekimliğin tamamen profesyonelleşmesi ve insanların da bunu kabullenmesi gerekliliği açıkça ortaya çıkmıştır. Sürekli şiddet riski altında olan hekimlerin duygu durumlarının bu denli değişken hale gelmesi ise sadece hekimlerin değil aslında en çok da hastaların sorunudur.|Şiddetin bir başka önemli nedeni ise şikâyet etme kültürünü içselleştirememiş kitlelere ülkemiz özelinde kurulan SABİM adlı kuruluş ile sınırsız şikâyet etme hakkı tanınmasıdır. Bu durum hekimler üzerinde ciddi bir psikolojik baskı oluşturmakta ve aynı zamanda hekimin toplum gözünde olabildiğince dokunulabilir bir meslek grubunun mensubu olduğu izlenimini vermektedir. Bu cümleden hekimlerin şikâyet edilemez olduğu ve yaptığı işlemler nedeniyle sorumsuz olacakları anlamı çıkarılmamalıdır ancak SABİM şikâyetlerinin maksadını aştığı ve bu kurumun revize edilmesi zorunluluğunun ortaya çıktığı açıktır. Hekimlere insanların ödediği vergiler yoluyla yüksek ödemeler yapıldığı algısı medya yoluyla topluma sürekli servis edilerek vatandaş adeta hekimlerin işvereni pozisyonuna bilinçli olarak getirilmiştir. İşin acı tarafı bu algının başka meslek gruplarına yönelik hiç gündeme getirilmemesi ve hekimlerin de vergi mükellefleri olduklarının unutulması olmuştur. Sağlık ve sağlıkla ilgili kurumsal yapılar ve sistemin kendisi, kamu ve toplumun bir parçası olmakla beraber sağlıkta şiddet olgusunun kendine ait dinamikleri ve birçok nedeni vardır.}
{Kendisine sempatiyle bakan aşırı sağcı partilerin dirilikleriyle otoriter aktörlerin varlığından cesaret almış olabilir. Uluslararası sistem okumasının fazlasıyla askeri olması, diğer güç unsurlarına yeteri kadar değer vermemesi de onu hata yapmaya sevk etmiş olabilir. Nihayetinde Rusya büyük oranda bir askeri ve jeopolitik güç. Ekonomi veya teknoloji alanında çok önemli bir oyuncu değil.|2010 yılındaki anayasa değişikliği ile askeri yargının görev alanı daraltıldı, siyasal partilerin kapatılması zorlaştırıldı ve vatandaşlara Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapma hakkı getirildi. Fikirsiz ve apolitik kültürel yaşam somut sorunlardan kaçışla karakterize oluyor. Gerçeklerden kaçış eski nesillerde metafizik düşünce patlaması biçiminde, yeni nesillerde ise estetik biçimcilik (ya da kültüralizm) olarak karşımıza çıkıyor.|Medeniyetleri donuk tanımlayan ve aralarındaki çatışmayı da kaçınılmaz gören bir anlayış hâkim oldu. Bu muhayyel medeniyet kategorilerinin iç çelişki ve gerilimlerinden ziyade farklı medeniyetler arası rekabete yoğunlaşıldı. Hasılı medeniyet kavramı jeopolitize edildi ve bir kavga alanı olarak kurgulandı.}
{Üsküdar’da kahvemi içerken ihmalkâr bir gözle raflara bakabileceğim onlarca dükkândan biridir. Elbette bu Fatih-Harbiye ikiliğinin tarafları ne tasvir edildikleri kadar iyi ne de kötüdürler. Bugünden şikâyetimiz bizi geleceğin ütopyasına götürmeli, geçmişin nostaljik retrotopyasına değil. “Old laik days” ancak bir Lazarus refleksi olduğu ölçüde güzel görünebilir, yani bir hortlak ne kadar güzel olabilirse.|Seçimlere 1,5 yıllık bir süre varken, muhalefet partilerinin tabanlarındaki muhtemel direnci göğüsleyerek yeni bir siyasi hikâye üretmesini beklemek gerçekçi değil. 31 Mart seçimlerinden sonra böyle bir kurucu misyona soyunabilirlerdi, ancak bu imkân artık yok. Ancak, parti içi dinamikler dolayısıyla laiklik ve milliyetçilik perspektiflerini yumuşatma imkânları daralsa da ittifak denklemini genişletme ve kurumsallaştırma üzerinden muhtemel risklerini azaltma imkânları mevcut görünüyor. Bu imkânları değerlendirmeyi başka bir yazıya bırakarak, son haftalarda buna yönelik yaşanan hareketliliğin önemli bir potansiyel taşıdığını söylemekle yetinebiliriz.|Bunların ortak özelliklerinden biri İslami tandanslı olmalarıydı. Aşırı sağcı partilerin mülteci göçmen karşıtlığı da İslam karşıtlıklarının farklı şekildeki bir yansımasıydı. Orada o dönemdeki Batı’nın jeopolitik kimliği veya ötekisiyle bu aşırı sağcı partilerin içeride inşa ettiği kimliksel ötekinin örtüştüğünü görüyorduk. Şimdi ise içeride tanımladığı öteki ile jeopolitik öteki arasında fark oluşabilir. Aşırı sağın zemin kaybetmesi, ortaya pozitif bir resmin çıkacağı manasına gelmiyor. Birincisi, tekrar sert jeopolitik mücadele dili, savaşı da içerecek şekilde, yaygınlık kazanması.}
{Daha farklı ifade edersek, ekonomisi Batı ekonomisinin yüzde 4’üne tekabül ediyor. Batı derken ABD, İngiltere ve AB’nin toplamını kast ediyorum. Rusya jeopolitik bir aktör; geniş bir orduya, silah sanayisine, enerji yataklarına ve nükleer teknolojiye sahip bir ülke. Yüksek teknolojili bir aktör değil, eğitimde bir aktör değil. Gelişmiş ve çeşitlendirilmiş bir ekonomiye sahip değil.|Bireyin siyasal karşılığı eşit ve özgür yurttaş bilinci olduğundan kendi kendine yeten, ekonomik değer üretebilen rasyonel bireylerin siyasal kurgusu anayasal kamu düzenidir. Evrensel insan hakları, devleti hesap vermeye zorlayan vergi bilinci, hukuk devleti bu ortamda yeşerir. Evrensel değerleri özümseyerek özgüven kazanamayan, yetişkinliğe geçemeyen topluluklar ise, bilimin ve teknolojinin getirdiği altyapı değişiminden korkar, kendini içinde güvende hissedeceği kimlik temelli informel gruplara sığınır.|Karşınızdaki uçak havalandığında bahis çarpanı 1.01’den itibaren yükseliyor. Sizler de uçak düşmeden bahisleri bozdurarak bu eğlenceli oyundan kazançlı ayrılıyorsunuz. Mevcut siyasal koordinatlarında yapısal ve radikal değişikliklere yönelmediği ölçüde, Erdoğan’ın oy genişleme marjının sınırlı olacağı öngörülebilir. Bu da önümüzdeki seçimleri kazanmasını oldukça zorlaştıracaktır. Aralık ve Ocak aylarında siyaset ve toplum dört başlıkla meşgul oldu.}
{
|}
{
|}
{
|}{
|}
|
|}
{
|}
{
|}
|
{
|}{
|}{
|}
}
{Ülkenin geleceği için somut hakikatin, sahici hedeflerin yüceltildiği ve eleştiri geleneğinin muhafaza edildiği yeni bir siyasi iklimin oluşturulması şart. Uçak oyunu oynamak için bu oyunlara yer veren sitelere üye olmanız gerekiyor. Oyunlara bağlandıktan sonra bahis miktarını giriyor ve sorunsuz şekilde oyun oynayabiliyorsunuz. Uçak oyunu, Crash oyunu olarak da bilinen eğlenceli bir kumar türüdür. Bu oyunlarda karşınıza bir uçak çıkar ve bu uçak havadayken BTprod yeni giriş çarpanı artar. Uçağın ne zaman düşeceği bilinmediği için beklediğiniz her saniye riski artırıyorsunuz.|Putin, Sovyetler sonrası Rusya’nın ne olmak istediğine cevap veremedikçe geçmişin hesaplarını kapama kolaycılığına kapıldı. Son yıllarda, özellikle Suriye’de yüzbinlerce masum insanın kanına başta ABD olmak üzere Batı’nın açtığı imkân sayesinde girdi. Putin’i, bir taraftan Rus tarihi içerisinde kaybolmuş zihni diğer taraftan Batı’nın 11 Eylül sonrası izlediği politikalar vücuda getirdi. Bütün bunlar işgal öncesinde konuşulsa da Moskova liderliğinin başka bir dünyada meseleyi ele aldığı anlaşılıyor. Putin’in Ukrayna’yı işgal karşısında 2014 Kırım ilhakındakine benzer, belki biraz daha fazla yaptırımla karşılaşmayı ve Batı’yla daha sert bir sürtüşme ile süreci hitama erdirmeyi düşündüğü anlaşılıyor. Ukrayna ciddi bir askerî harekâta ihtiyaç kalmadan teslim olacak, Kiev’deki iktidar düşecek ve tam anlamıyla Rus yanlısı bir yönetim oluşacaktı.|Yeni dönemde yeni tür bir muhafazakârlık dalgası buradan doğabilir. Jeopolitik mücadele vurgusu, değersel söylemle medeniyetçilik anlatısı yeni tarz bir neo-con’luğa elverişli zemin sunabilir. Ülkemizde sağlık kuruluşlarına başvuru sayıları son yıllarda ciddi şekilde artmıştır. Bu artışa paralel olarak yeni yapılan sağlık kuruluşlarının da sayısı artmakla beraber mevcut durum itibarıyla talebe yetiştirilebilmesi mümkün değildir. Aşırı talep, hekimlerin çalışma saatlerinde ve iş yükünde ciddi bir artışa yol açmış ve bu çalışma süreleri dünya standartlarının üzerinde seyretmeye başlamıştır.}
{İki yüzyıllık tarihimizin vazgeçilmez siyaset yapma tarzı bu. Durumu netleştirmek için iki örneğe odaklanmak ve kullanılan kavram setleri üzerinden bilinçaltını anlamak mümkün olabilir. Çünkü ülkede, adı konulmamış, ikili bir siyaset yapma tarzı var. Erdoğan’ın siyasete geri dönüşü seçimleri kazanmasını sağlayacak bir oy hareketliliğine yol açma ihtimalinden uzak olsa da muhalefetin alternatif olma algısını zedeleyebilecek bir sonuç üretebilir. Bugüne kadar siyasal koordinatlarında ve siyaset performansında yapısal herhangi bir değişime yönelmeden iktidarın hatalarından medet ummaya yönelik edilgen bir strateji izleyen muhalefet, seçimlere kadarki dönemde ciddi sıkıntılarla karşı karşıya gelebilir.|Zira ne realist büyük güçler okumasının ne de politik-psikoloji değerlendirmelerinin, histeri düzeyinde bir tarihsel revizyonizmin inşa ettiği dünyaya dair sıhhatli tahminlerde bulunması mümkün oluyor. Bu, emeği verenlerin yetenekleriyle ilgili bir mesele değil. Ancak Kremlin’in işgallerine yönelik tutarlı ve rasyonel tahminler için yeterli olmuyor. En azından 2014 Kırım ilhakına kadar durum kabaca böyleydi. Tarih boyunca saygı duyulup statü sembolü olarak görülen hekimlik mesleğine aynı zamanda bir kutsiyet atfedilmiştir. 20’nci yüzyılın ikinci yarısından başlayarak günümüze kadar tıp giderek endüstrileşmiş, sağlık ise alınır satılır bir meta haline gelmiştir.|Siz Arap Baharı’ndan korkuyorsunuz ama aynı zamanda meşruiyet krizinizi de biliyorsunuz, çözmek istiyorsunuz. Birçok insan ne diyordu bu Arap diktatörlerine; reform yapın siyasal kanalları açın, siyasal nefes alma borularını açın… Hepimiz bu diktatörlerin hoşuna gitmeyen öneriler yapıyorduk. “Eğer ekonomik kalkınmayı yeteri kadar sağlarsanız, arkaik yapılarınız toplumda kabul edilebilir” diyor. Bu açıdan Çin’in varlığı başlı başına bir model, zaten kendisi model olduğu için demokrasi-otokrasi hattı, ideolojik fay hattına dönüşebiliyor. Bir tanesi, biz daha önce Rusya’nın post-Sovyet coğrafyasına dair bir nüfuz projeksiyonu yaptığını söylüyorduk, bence bunu revize etmemiz lazım.}